Pazar, Nisan 18, 2010

sona geldim..

Son çırpınışların bu içimdeki, az kaldı sona..
İlk önce kelimelerimden , sonra düşüncelerimden yitip gideceksin.
Ve bazen aklıma geldiğinde ,
Peşpeşe sıralanan duygu karmaşasından başka birşey olmayacak bana bakan gözlerin..
Ve ben tam senin kapından sana son kez rastlamayayım diye hızlı adımlarla çıkarken,
Sen beni izliyor olacaksın..
Kalbinde hissettiğin çizik, benim cidden artık sende olmadığımı anladığından sevgilim..
Ben sana hiç sevgilim diyemedim ; kısmet bugüneymiş.
İşte böyle..
Bu gidişi sen çok istedin, istediğin olsun..
Hayat senin hayatın ; mutlu olmalısın..

ben geldiimmm (:

Vay bee sonunda zeze bişeyler karalamaya başlıyor bloğuna..
---
Ne çok şey yazmışım meğer.. Artık bloğuma ilk can suyunu verme vaktidir diye içimden geçirip mazideki yazılarımın başına oturdum. Sırasıyla okudum herbirini..Akıntıda bir dal bulmuş ona tutunup kalmış bir BENle karşılaştım; dalsa nerdeyse koptu kopacak. En son kendimi çekmişim karaya doğru ve şu anda bu yazıyla karaya doğru çıkıyorum galiba. Okuduklarımın sonucunda şunu farkettim ki taa başında tahmin etmişim aslında hayatımın akışının nasıl olacağını ama yine de oynamak istediğim bir oyunmuş ki düşe kalka geldim bugüne..
O başlangıçtaki yazdıklarımı beğenirim ; (u)mutlu cümleler de vardır, arada kalmışlık da ,gözyaşı da.. Ama galiba onlar benimle kalmalı. Sadece şu kendimi karaya çekişim burda olsun istedim.. Dün bugün ve yarın diye ayırmalıyım belki de arşivimi; bu yazacağım dün için olsun....